van
TÜRKİYE

Van Gezi Rehberi|VanRail

Tarafından
üzerinde
Mart 23, 2018
Van, İstanbul’dan yaklaşık 1600 km uzaklıkta bulunan memleketimizin pek bilinmeyen ama nadir güzellikteki topraklarından biridir. Van’a gideceğimizi çevremize ilk söylediğimizde aldığımız tepkiler “Gidecek başka yer mi bulamadınız?”, “Korkmuyor musunuz? Ya başınıza bir şey gelirse!” şeklindeydi. Fakat dağlarıyla, iklimiyle, insanlarının muhabbetiyle bizi öyle bir etkisi altına aldı ki daha adımımız atar atmaz gelmeden önce yapılan yorumların vermiş olduğu tedirginliği yok etti. Büyük şehirlerden baktığınızda sadece gölü ile anıyoruz. Fakat o kadar eşsiz güzelliklere sahip ki Van deyince aklımıza sadece Van Gölü’nün gelmesi Van’a büyük haksızlık olur. 
van
 
Bugüne kadar bunları öğrenmediğimiz ve bu seyahati bu kadar geç gerçekleştirdiğimiz için senden özür diliyoruz VAN!
Şimdi size 5 günlük Van seyahatimizi, Van’ı bir de bizim gözümüzden görün diye elimizden geldiği kadarıyla anlatmaya çalışacağız. Hadi o zaman macera başlasın!
van
 

Van’a Ulaşım

İstanbul’dan uçak ile, otobüs ile ya da daha romantik bir yolculuk isteyenler için önce Ankara ardından Van Gölü Ekspresi ile ulaşabilirsiniz. Biz gidişte uçak, dönüşte treni tercih ettik.
Van Gölü Ekspresi ile gitmek isteyenler, merak edenler buraya tıklayarak ”Van Gölü Ekspresi Yolculuk Rehberi” yazımızı okuyabilirler.
van

Van’da Şehir-içi Ulaşım

Gitmeden önce şehir-içi ulaşım konusunda kafamızda birçok soru işareti vardı. Hatta araç kiralasak mı diye düşünüyorduk. Ama buna hiç de ihtiyacınız yok. Şehir-içi ulaşımı belediye otobüsleri ve minibüslerle gayet rahat gerçekleştirebilir istediğiniz her yere bu araçlarla gidebilirsiniz. Belediye otobüsleri kalkış saatleri açısından gayet düzenli olsa da minibüsler böyle bir düzene sahip değiller. Saati geldiğinde değil de yeterli yolcu sayısına ulaşıldığında kalkış yapmayı tercih ediyorlar. Fakat şehir-içi ulaşımın İstanbul’a göre bir hayli pahalı olduğunu söylemeliyiz. 
van
 

Van’da Konaklama

Van’da yeterince otel var. Ancak birkaçı haricinde otel kalitesi gayet vasat. Bundan ötürü biz de öğretmen evinde kalmayı tercih ettik. Van Şişli Öğretmen Evi, kişi başı kahvaltı dahil geceliği 50 tl idi. Öğretmenler 35 tl, devlet memurları ise 40 tl’ye konaklayabilir. Fakat genel olarak öğretmen evlerinde eğer evli değilseniz sevgilinizle aynı odada kalamıyorsunuz. Van Şişli Öğretmen Evi yemekleri ve temizliği ile gayet iyiydi. Fakat personel ömrünüzde görebileceğiniz en vasat ve ilgisiz insanlardan oluşmaktadır. Dünya’nın hiçbir yerinde bu kadar ilgisiz insanlarla karşılaşabileceğimizi tahmin etmiyoruz. Bunların nedenlerinden sadece bir tanesi; odamıza ilk girdiğimizde duş almak istedik. Havlu yoktu, havlu istediğimizde tamam denmesine rağmen getirilmedi. Biz de gelmeyeceğini anlayıp dışarı çıktık. 5 saat sonra geri döndüğümüzde hala havlular yoktu ve kavga dövüş havluları alabildik diyebiliriz. Hatta görevli önce 4 kişilik odaya bir havlu getirdi. Sonrasında ”ama biz dört kişiyiz” dediğimizde “acil mi? sonra getiririm” diye geçiştirmeye çalıştı. Eğer öğretmen evinde kalacaksanız kendinizi bu mücadeleye hazırlayın deriz. Van-Şişli Öğretmen Ev’nin fiyat, telefon ve adres bilgisi için buraya tıklayın arkadaşlar.
van
 

Van’da Başlıca Gezilecek Yerler

Van Kalesi

Van Kalesi Ulaşım
Van Kalesi’ne merkezden bir minibüse binerek kolayca ulaşabilirsiniz. Kalenin merkeze uzaklığı 5 km zira. Ancak merkeze çok kolay dönemeyebilirsiniz. Biz giderken tek minibüsle gittik ama dönerken 3 minübüse binmek zorunda kaldık. Bu konuya Vanlılar bir açıklık getirirse güzel olur. Bizi kandırmaya çalıştıklarını düşündük biz çünkü. Kime sorduysak farklı bir şey söylüyor dönüş yolu için. Gidişte minibüse kişi başı 2,5 tl verdik. Dönüşü sormayın 😀
van
Kalede  tam 5 saat geçirdik. Ya 5 saat naptınız bir kalede derseniz biz de anlamadık. Gitmeden önce bir saatte gezeriz kaleyi diye düşünmüştük aslında. Kaleye kaçak bir giriş yolu olduğundan bahsetmişti sevgili takipçilerimiz. Biz de dedik ki kaleye kaçak girmek farz oldu o zaman. Zaten minibüsten indiğimiz yer de kalenin kaçak girişinin olduğu tarafıymış. Zaten bu kısımda kaleye tırmanan insanları göreceksiniz. Biz de başladık tırmanmaya… 
 
Van Kalesi, Van ovasında doğudan batıya doğru uzanan sarp kayaların üzerine kurulmuş. Kaçak girişin bazı kısımlarında kayalar biraz aşındığından kaygan bölümler var. O nedenle adımlarınızı dikkatli atmanız ve uygun bir ayakkabı giymenizi öneririz. Bu seyahatimizde ilk vlog denememizi yaptık. Bu tırmanış esnasında da bol bol video çektik. Eve döndüğümüz ilk gece izlediğimizde gülmekten öldük. Yani biz çok eğlendik umarız yüklediğimizde videoyu izlerken siz de eğlenirsiniz. 
 
Van Kalesi Tarihi
Kalenin  tarihine gelecek olursak M.Ö. 9. yy ortalarında Urartu Kralı I. Sarduri tarafından yapılmış. Kale adeta şehrin simgesi konumunda. Ayrıca Tuşba adı ile uzun yıllar Urartu’lara başkentlik yapmış. Kalenin içinde Menua ve II. Sarduri kaya mezarları, Sardur Burcu, Analı Kız Açıkhava Tapınağı ve surlar bulunmakta. Kayaları baya bir tırmandıktan sonra merdivenlerin olduğu bir kısım geliyor. Sanırım bu kısma Bin Merdivenler deniyor. Bin merdivenlerden devam ettiğinizde Kale zirvesini, muhteşem Van ve Van çevresindeki karla kaplı dağların manzarasını görüyorsunuz. 
 
Açıkçası Van’a gelirken hiç böyle bir manzara göreceğimiz aklımıza gelmemişti. Van çok güzel manzaralara sahipmiş meğer. 
van
Kalede Urartular’dan sonra Osmanlı’ya kadar Pers yazıtı dışında herhangi bir kalıntı bulunmamaktaymış. Biz kalenin içerisine giremedik sanırım girilmiyor, bilmiyoruz yani öyle bir kısım var mı yok mu.  Biz görmedik. Ama kalenin içinde I. Sarduri’ye ait olduğu tahmin edilen Asur dilinde çivi yazılı kitabeler bulunduğunu okumuştuk. 
 
Doğu tarafındaki sur ve kuleler, kuzey batıya bakan kale giriş kapısı, tahkimat ve diğer beden duvarları, Yukarı Kale, Süleyman Han Camii ve minaresi ile askeri amaçlı kerpiç ve taştan çeşitli yapılar, Osmanlı döneminden kalma yapılarmış. Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlı olarak kullanılmış. Asıl şehir kalenin güneyinde kurulmuş. Burası da surlarla çevrilmiş. 1915’ten sonraki tahrip olmuş haliyle günümüze ulaşmıştır. 
 
Van Kalesi’ndeki minik rehberler
Van Kalesi’nde bize minik rehberler eşlik etti. Bizim için en keyifli kısım, Van’lı arkadaşlarımız Bedrettin, Emir ve Samet ile sohbet ederek kaleyi gezmekti. Yolu bize onlar gösterdi. Kendi başımıza yolu bulmamız biraz daha zor olabilirdi. Aynı zamanda bu arkadaşlarımız Van Kalesi’nin tarihini Türkçe, İngilizce, Arapça, Kürtçe ve Japonca olarak da anlatabiliyorlar. Kale’de sizi gördüklerinde zaten yanınıza gelip “Kalenin tarihini Türkçe, İngilizce, Japonca anlatalım mı Abi/Abla?” diyorlar. Bizdeki tepki “Japonca mı?” oldu! Sonrasında muhabbet ilerledi tabii ki. İnstagram hikayelerimizden çocukların Van Kalesi’nin tarihini anlattığı videoları görenleriniz olmuştur. Bu hikayelere zaten bir sürü mesaj almıştık. En kısa zamanda vlog’umuzda da paylaşacağız. Merak ederseniz izlemenizi tavsiye ederiz. 
van
 
Kaleye çıkarken merdivenlerin sol tarafında bir açıklık gibi düz bir kısım var. Minik rehber Samet, buranın Urartu Kralı’nın mezarı olduğunu söyledi. Ama pek bir şey anlaşılmıyordu. Üzeri kapatılarak koruma altına alınmış.
 
Van Kalesi’ne giderken yanınıza çekirdek ve içecek alırsanız kalenin zirvesindeki harika manzaraya karşı güzel bir keyif yapabilirsiniz. Biz orada bu şekilde insanlar gördük de, canımız çekti. Ama yanımıza almamıştık. Bir de zaten o kadar çok zamanımız yoktu. Ama tavsiye ediyoruz. 
 
Kaleye çıkarkenki zorlu yoldan sonra iniş yolu oldukça rahattı Allah’tan. Çünkü o kadar yorulmuş ve üşümüştük ki. Öğlen öğretmen evinden çıkarken hava günlük güneşlik olunca biz de aldandık ve ağırlık yapmasın üzerimizde, rahat rahat gezelim diye montlarımızı yanımıza almadık. Çok büyük bir hata! Siz siz olun, Van’da Mart ayında güneşe aldanıp montlarınızı almamazlık yapmayın. Çünkü kalenin orası baya soğuktu. 
 
Kaleden indikten sonra sarp kayalıkların üzerindeki kalenin yanından yürürken kaleye bakarak bu kaleyi almak/fethetmek çok zordur ya falan diye konuştuk. İnip çıkmak zor oldu baya bizim için ama değdi. Yukarıdaki manzara muhteşemdi. 
 
Van Kalesi’nden indikten sonra hemen yanında Van Evi vardı. Gitmeden önce herkes bize ziyaret edin demişti. Ancak tadilatta olduğundan biz içini göremedik. Giriş 5 tl diye duymuştuk. Dışından bir fotoğrafını çektikten sonra öğretmen evinin yolunu tuttuk. 
 

Akdamar Adası

Akdamar Adası Ulaşım
Akdamar Adası’na, Van’dan Tatvan’a giden yol üzerinde bulunan Van’ın Gevaş ilçesindeki iskeleden deniz motorları ile kolayca ulaşılıyor. Biz sabah Van öğretmen evinden önce Van otogara gittik (1,5 tl). Van otogardan Gevaş minibüsü ile Gevaş’a gittik (10 tl). Gevaş iskelesinden de deniz motorları ile Akdamar Adası’na ulaştık (gidiş dönüş 15 tl). Van genelinde belediye otobüsleri hariç minibüsler ve diğer ulaşım araçlarının belli saati yok. Genelde yeterli yolcu bulunduğunda kalkış yapılıyor. 
van 
Adaya giriş ücretli. Ada girişinde sizi bir yetkili karşılıyor. Kişi başı 20 tl, ayrıca müze kartla giriş yapılabiliyor. Biz müze kartımızı kullandık. Ada içerisinde yemek yiyebileceğiniz herhangi bir mekan bulunamamakta. Sadece ufak bir çay bahçesi var. Orada da bisküvi, çay ve kahve bulunuyor. Aynı zamanda hediyelik eşya satan bir bölüm de var. Kısaca size tavsiyemiz yanınıza yiyecek içecek almanız. Biz gitmeden önce herkes bize adada kahvaltıcı olduğunu söylemişti fakat sonuç hüsran. 
van 
Adada M.S. 915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından yaptırılmış bir manastır kilise bulunmakta. Akdamar Adası’nın eski ismi aslında “Ahtamar Adası”. “Ahtamar” ismi ise “Ah Tamara”dan gelmekte. Efsanesi şöyle:
 
Akdamar Efsanesi
Çok eskiden Van’da bir keşiş yaşamaktaymış. Bu Keşiş’in dünyalar güzeli bir kızı varmış. Kız o kadar güzelmiş ki, O’nu bir gören bin gönülden vurulurmuş. Bu güzel kızın ismi de “Tamara” imiş.
Bütün Van’lı delikanlılar Tamara’nın peşinde dolanadursunlar, Tamara gönlünü yiğit mi yiğit, yakışıklı mı yakışıklı bir Türk gencine kaptırır. İki sevgili gizli gizli buluşurlar. Bu buluşmalar bir süre devam eder. Sonunda iki gencin aşkını Van’da duymayan kalmaz.
Keşiş kızını bu sevdadan vazgeçirebilmek için ne kadar uğraşırsa uğraşsın başaramaz. Tek çare kızını Van’dan uzaklaştırmaktadır.
Van Gölü’nün en büyük adası olan Akdamar Adası’nda bir kilise yaptırıp, kalan ömrünü kızıyla beraber bu adada geçirmeye karar verir.
Seven iki kalbi birbirinden ayırmak mümkün mü? Tamara ile Türk gencinin aşkları o kadar yüce, o kadar engel tanımaz ki… Keşişin Tamara’yı adaya hapsetmesi de fayda vermez. İki genç anlaşırlar. Delikanlı her gece kıyıdan yüzerek Adaya çıkacaktır. Bu arada Tamara’da sevgilisine adayı bulabilmesi için fenerle işaret verecek, O’na yardımcı olacaktır.
Bir zaman sonra Keşiş, iki gencin buluştuklarını öğrenir. Bir gece kızın bıraktığı işaret fenerinin yerini değiştir. Feneri keskin ve sivri kayalıkların bulunduğu bir tarafa bırakır. Tamara da Delikanlı da kurulan tuzaktan habersizdirler.
Delikanlı her zaman olduğu gibi kıyıdan suya girer, Adadan görünen ışığa doğru yüzmeye başlar. Şansızlık bu ya, o gece hem çok karanlık göl de aşırı dalgalıdır. Delikanlı yüzer yüzer yüzer yüzer…  Kollarında derman tükenir. Işığa doğru yüzdükçe ışık uzaklaşır sanki. Dalgalar daha da kudurur. Kuvvetli bir dalga, gücü tükenen delikanlıyı yükselttiği gibi, sivri ve keskin kayalara çarpar. Her tarafı parça parça olan delikanlının, gölün karanlık sularına gömülürken: “Ah Tamara” “Ah Tamara” feryatları kayalıklardan yankılanarak Tamara’ya kadar ulaşır. Artık Tamara’ya dur olur mu? O da gözünü kırpmadan kendisini azgın dalgalarım kucağına bırakır ve kaybolur. Böylece yaşarken bir araya gelmeleri engellenen iki genç, sonsuza kadar sürecek beraberliklerine, Van Gölü’nün lacivert sularının derinliklerini mekân seçerler.
Bu acıklı sonun yaşandığı adanın ismi de o günden sonra “Ah Tamara”nın değiştirilmesi ile “Akdamar” olur.
van
 
Hikaye bir internet sitesinden alınmıştır. Ancak biz bu hikayeyi instagramda yayınladıktan sonra birkaç kişiden farklı yorumlar aldık. Hikayede aslında “Türk genci” değil “genç çoban” ve “genç kız” için de “Ermeni keşişin kızı Tamara” yazıyormuş. Bu hikayeyi meşhur eden de ünlü Ermeni şair Hovhannes Tumanyan’mış. Akdamar Kilisesi ve Adası ile ilgili bir şiiri bulunuyormuş. İsterseniz araştırıp internetten ulaşabilirsiniz.
 
Bizim Akdamar Adası ile ilgili izlenimlerimiz ise Van’ın en güzel bölgesi diyebiliriz. Neden diye soracak olursanız adaya giderken Van Gölü üzerinden ulaşım sağlıyorsunuz. Adaya ilk adımlarımızı göl havasının vermiş olduğu huzurla atıyoruz. Bunun yanı sıra ada üzerinde iken çevredeki bütün dağları, zirvedeki karları görme fırsatına sahip oluyoruz. Bu dağların isimleri Süphan, Artos ve Erek. Bir diğer önemli konu ise adaya dışarıdan çok az el değmiş ve tarihi doku çok güzel korunmuş. Ada içerisinde gezerken çevredeki badem ağaçlarından badem toplayıp hemen yanınızdaki taşın üzerine oturup parçalayarak  taze badem yiyip o muhteşem atmosferde keyif yapabilirsiniz. 
 
Ada üzerinde hiçbir şekilde konaklama şansınız bulunmamaktadır. Otel, pansiyon vb imkanlar yok. Bunun yanında kamp yapmak da yasaktır. 
 

Muradiye Şelalesi

Muradiye Şelalesi Ulaşım
Muradiye Şelalesi bizim en çok merak ettiğimiz ve gitmek istediğimiz yerlerdendi. Van merkezden öncelikle otogara gidip (1,5 tl) oradan da 1 saatlik minibüs yolculuğu ile Muradiye’ye ulaşabilirsiniz (15 tl). Muradiye’den de şelaleye minibüse ekstra kişi başı  5 tl vererek 5 kişi olduğumuz için bizi götürmeye ikna ettik. Muradiye Şelalesi Van merkezden yaklaşık 80 km’dir. Fakat “Abi naptın 80 km!” deyip gözünüzde büyütmeyin. Hem yol çok güzel, hem de trafiğin “T”si olmadığından efil efil bir yolculuk olacaktır. 
van
 
Muradiye Şelalesi adını Bağdat Seferi’ne çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murad’tan almış. Yüksekliği 50 metredir. 
 
Burada size hemen bir uyarıda bulunalım. Muradiye Van’ın en soğuk ili, Van merkeze falan alınıp da ince giyinmeyin. Sonra donarsınız bizden söylemesi.
 
Muradiye Şelalesi’nde Konaklama
Muradiye Şelalesi’nin çevresinde herhangi bir otel, pansiyon bulunmamaktadır. Fakat çok güzel bir kamp alanına sahiptir. Çadırınızı alıp muhteşem şelale ve akarsu manzaralarına karşı gönlünüzce kamp yapabilirsiniz. Kamp alanında wc, wi-fi, masa-sandalye, restaurant ve bolca yeşil alan bulunmaktadır. 
van
 
Muradiye Şelalesi’ne gelirken dikkat etmeniz gerekenler yanınızda mutlaka yağmurluk bulundurun. Çünkü şelale o kadar coşkulu ve şiddetli akmakta ki bulunduğu alandan yaklaşık 50 metre ilerisine kadar suyu sıçratabilmektedir. Islanmak istemiyorsanız mutlaka yağmurluk alın. 
 
Şelalenin bulunduğu alana geldikten sonra şelalenin dibine inişi patika bir yoldan sağlanıyor. Bazen yağış bazense şelaleden sıçrayan sular sebebi ile bu patika yol bir hayli çamurlu ve kaygan oluyor. Yanınıza çizme, yedek ayakkabı hiçbir şey yoksa ayağınıza bir poşet geçirin sonra ayakkabılarınız çamur deryası olmasın. 
 
Sadece kamp alanında değil şelalenin çevresinde birkaç tane cafe ve restaurant bulunmaktadır. Eğer piknik yapmayacaksanız buraya gelirken yanınızda yiyecek getirmenize gerek yok. İhtiyaçlarınızı bu cafe ve restaurantlardan giderebilirsiniz. 
van
 
Bizce Muradiye Şelalesi
Bu güne kadar Bursa-Suuçtu, Düzce-Güzeldere, İstanbul-Hacıllı vb. birçok şelaleyi ziyaret ettik. Fakat Muradiye daha karşısına geçer geçmez bizi öyle bir etkisi altına aldı ki sanki bir Oscar başyapıtı gibi izlettirdi bize kendisini. Muradiye Şelalesi’ne ulaşım sağlarken Anadolu bütün yol boyunca birçok güzelliği karşımıza çıkarıyor. Uzun kırlar, otlayan inekler-koyunlar, koca koca dağlar… 
 
Muradiye Şelalesi’nde bizi etkileyen bir diğer şey ise şelalenin hemen karşısında bulunan tarihi asma köprüydü. Bu köprü üzerinden şelaleden sıçrayan su tanelerinin rüzgarla beraber teninizi ıslatmasını hissetmek apayrı bir duygu.
 

Van Kahvaltısı

Van denince akla gelen bir diğer şey de kahvaltısıdır. Eğer Van’da iseniz meşhur Van kahvaltısını yapmadan dönmeyin deriz. Biz kahvaltımızı Sütçü Fevzi’de yaptık. Van Edremit’te Van Gölü kıyısında bir kahvaltı salonu. Kahvaltıda masada saydık, 17 çeşit ürün vardı. Aralarından en beğendiğimiz ise kaymakları idi. Servisi ile, müşteriye karşı olan ilgileri ve ürünlerinin tazeliği ile Sütçü Fevzi 10 numaraydı bizim için. Bütün bu hizmetlere kişi başı sadece 20 tl’ye sunuyorlar. Muhteşem Van Gölü manzarası da keyfinize keyif katıyor. 
van kahvaltısı
 

Van Kedi Evi

Van kedisini duymayan yoktur. Gözlerinin biri mavi biri sarı olması ile tanınan bembeyaz kedicikler.. 😃 Van gezimizde kedi evine gitmezsek olmazdı. Kedi Evi’nde 10 dk kedileri ziyaret etmenize izin veriliyor. Bunun için herhangi bir ücret talep edilmiyor. Bu 10 dk süre boyunca kedileri besleyebilir ve doyasıya sevebiilirsiniz. Ayrıca burada Van Kedisi satışı yapılıyormuş. Her yılın Nisan ve Mayıs aylarında kediler 250 tl – 750 tl fiyat aralığında belli kısıtlı sayıda satışa sunulmaktadır. 
van kedisi
 

Maliyet (Tek kişilik)

 
Ulaşım: 
Uçak (İstanbul-Van: 140 tl), 
Tren (Van-Ankara: 60 tl), 
Uçak (Ankara-İstanbul: 35 tl)
 
Şehir-içi ulaşım: 
Öğretmen evi-Otogar:3 tl 
Van-Gevaş: 20 tl
Gevaş-Akdamar Adası (gidiş-dönüş): 15 tl
Van-Muradiye: 35 tl
Van-Tatvan: 20 tl
 
Yeme-içme: 75 tl 
Konaklama: 140 tl (2 gece Van Şişli Öğretmen Evi (100 tl), 1 gece Tatvan Öğretmen Evi (40 tl))
 
Aşkla kalın.
ETİKETLER
İLGİLİ MESAJLAR

YORUM YAP

Hatice&Ertan
İstanbul,TÜRKİYE

Biz Hatice ve Ertan... Doğduk, büyüdük, okuduk... Birimiz eczacı, birimiz gayrimenkul danışmanı olduk sonra birbirimizi bulduk ve en sonunda da Gezip Gelicez dedik... Tanışmamızın ilk haftasından itibaren geziyoruz desek yalan olmaz... Aslına bakacak olursanız ikimiz de hergün metrobüste karşılaştığınız tiplerdeniz. Peki bu konu buralara nasıl geldi diye soracak olursanız vallahi biz de bilmiyoruz. Eş, dost, ana, bacı, gardaş; "Oraya nasıl gidilir?", "Burada ne yenir?", "Şurada nerede kalınır?" diye sormaya başlayınca biz de artık internet alemine girmeye karar verdik. Sizin görmek istediğiniz yerler, sizin yemekleriniz, bizim gözümüzle birleşsin ve macera başlasın! Aşkla gezelim...

Gezi Takvimimiz
Şubat 2019
P S Ç P C C P
« Oca    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728  
Kategoriler
Arama
Ne Okuyoruz?
Bumerang - Yazarkafe