“Kahvenin Yaşam Döngüsü” İstanbul Kahve Festivali’ndeydik!

Kahve denince akla ilk gelen İstanbul Kahve Festivali! İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta düzenlenen İstanbul Coffee Festival’in Cumartesi günü öğleden sonraki kısmına biz de “GezipGelicez” olarak katılma fırsatı bulduk. Festivalin bu yılki mottosu “Kahvenin Yaşam Döngüsü”ydü. Bir önceki yıl Sirkeci Tren Garı’nda gerçekleşen Festival’e bu yıl ilgi daha da fazlaydı.

 kahve

Festival Bileti 

Yarım günlük bilet fiyatı baktığım zaman kişi başı 35 tl idi. Ancak Türk Telekom Prime müşteleri için %50 indirim ayrıcalığı bulunuyordu. Ben de kaçırır mıyım bunu çat :p Bir kişi iki tane indirim kodu alabiliyordu. İndirim kodlarımı aldıktan sonra bilet almak için siteye girdiğimde (iki bilette de indirimden yararlanmak için biletleri ayrı ayrı almak gerektiğini çaktım) ilk bileti aldım, ancak ikinci bileti almaya çalışırken site “404 not founded” tarzı bir hata verdiğinden siteye ulaşılamıyordu. Sitede bilgiler kısmında etkinlik günü kapıda bilet satışı olacağı bilgisi yer aldığından kapıda alırız ya da yarın bir daha denerim diye düşündüm.



Ertesi gün instagramda tesadüfen gördüm ki “biletler tükendi” yazıyordu. Ben de hemen siteye girip baktım gerçekten de biletler tükenmişti. Hem biletler tükendi hem de kapıda bilet satışı nasıl olacak diye kafamda deli sorular belirdi. Şimdi biz bu etkinliğe çift olarak gitmezsek olmazdı yani. Pes ettim mi hayır tabi ki de. Hemen müşteri hizmetlerine ulaşmaya çalıştım, ulaşamadım. İnstagramdaki biletler tükendi postunun altındaki yorumlara baktığımda gördüm ki bir gün önceki site arızasından dolayı benim gibi mağdur olanlar vardı. Ben de postun altına durumumu anlattım ve bana bir çözüm önermelerini rica ettim. Kişisel olarak bir geri dönüş olmadı.

 kahve

Ne kadar da şanslıyız!

Cumartesi günü Ertan’la birlikte gittik, ben hala kapıda bilet alabileceğimi düşünüyordum. Ama alamazsak da Ertan’ın dilinden kurtulamayacağımı biliyordum 😀Neyse biz KüçükÇiftlik parka vardığımızda kapının önünde upuzun bir kuyruk vardı, her yere biletler tükenmiştir yazıları asılmıştı. Bunları gördüm içimden “hıh şimdi olduuu” dedim. Ertan “Tamam aşkım olmadı sen girersin ben eve dönerim artık” diyordu. Ben “dur bi dakika ben halledeceğim şimdi bir konuşalım” dedim. Kapıdaki görevlilerden birine derdimi anlattım. Onlar bizi gişelerin orada başka bir yetkiliye yönlendirdiler. Oradaki kıza da tam derdimi anlatırken arkadan başka bir bayan geldi ve bana “isminiz neydi? ben sizi hatırlıyorum” dedi. İnstagrama yazmam işe yaramış. Bayan özür dileyerek içeriye giriş bileklerimizi bize taktı ve işte biz de festivaldeydik. Aslında baya da kolay olmuştu ben daha fazla uğraştırırlar diye düşünmüştüm ama neyse ki hatırlandım 😃

 

Sambacı Girl

Festivale girişte bizi yeşil kostümü ile samba yapan bir kız karşılıyordu.

Etrafta buram buram kahve kokuları…

Birkaç standı dolaştıktan sonra, Türk Telekom Prime sponsorluğundaki muud konser alanına geldik. Meşhur Kurukahveci Mehmet Efendi’den Türk kahvelerimizi almayı da unutmadık tabii ki.

 kahve

Jabbar Konseri

Tam gittiğimiz sırada sahnede şu meşhur bizim de çok sevdiğimiz “Deeperise, Jabbar- Raf” şarkısını söyleyen Jabbar vardı. Programa bakmadan gittiğimizden bizim için sürpriz oldu. Sahnesine bayıldık. Kendi şarkıları da diğer şarkılara yaptığı coverları da muhteşemdi.

Bir anda müziğe kendimizi kaptırdık ve dans etmeye başladık. Çok eğlendik. Artık bundan sonra Jabbar konseri mi gideriizzzz!

kahve

Daha sonra standları gezerken  de kendisi ile sohbet etme fırsatı yakaladık. Bizim gördüğümüz kadarıyla çok mütevazı ve kafa bir sanatçımız. Birlikte tadına bayıldığım ama şu an ismini hatırlayamadığım cevizlerden yedik 😀 Bu fotoğrafı da hatıra olarak şuraya bırakalım. Kendisinin instagram linki: @jabbaronline

Walter’s Coffee

Festivalde sevindiğimiz şeylerden biri de benim daha önce ısrarlarımla Kadıköy’de bulunan cafesine sırf o sarı kıyafetleri giyip fotoğraf çekmek için gittiğimiz ancak biz gittiğimizde kıyafet giyme olayı kaldırıldığı için hayal kırıklığı ile aslında çok da ahım şahım güzel olmayan kahvelerini içip geri döndüğümüz Walter’s Coffee’nin standında fotoğraf çekimi yapıyor olmasıydı. Uzun bir kuyruk olmasına rağmen bekledik ve sonunda geç de olsa amacımıza ulaştık. Herkes “Breaking Bad” dizisini izlemiştir herhalde ve bu cafenin neden bu kadar meşhur olduğunu bilir. Bir eczacı olarak da laboratuvar konseptiyle fotoğraf çektirmek istemem çok normal yani öyle değil mi 😀

 kahve
Kumarda kaybettik ama Aşk’ta kazandık!

Standları dolaşırken baktık ki Arzum’un standında çarkıfelek oyunu vardı. Çarkı çevirip yüksek puan alınca hediyeler falan işte klasik. Neyse gelelim bizim şanssızlığımıza. Ertan ve ben kesin biz kazanırız derken ikimiz de çarktan sıfırı çektik 😀 Üzüldük mü hayır gülüp yolumuza devam ettik.  Zaten oyunu sunan arkadaş da Ertan’a “Sen şansını almışsın zaten” falan tarzı birşeyler söyledi işte anladınız siz 😛

Akşam artık hava iyice soğudundan biraz Bülent Ortaçgil’i dinleyip evin yolunu tuttuk.

Bu seneki kahve festivali bizim için böyle geçti, peki ya sizin için?

Aşkla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir