iznik
Uncategorized

İznik Gezi Rehberi

Tarafından
üzerinde
Temmuz 10, 2020

İznik Gezi Rehberi hazırlama fikri memleketim de olduğu için zaten uzun zamandır aklımdaydı. Bugüne kısmetmiş. Bu yazıda sizlerle geçen hafta gittiğimiz İznik seyahatimizi paylaşmak istiyoruz.

iznik

Hatice yani ben doğma büyüme İznik’liyim ve diyorum ki “Şimdi memleketim İznik’i anlatmaya nereden başlasam, anlatacak o kadar çok şey var ki!”. Haydi o zaman başlayalım. Ben İznik’e 5 km mesafede bulunan Elbeyli Kasabası’nda doğup, büyüdüm. Hadi gelin İznik’i bir de orada doğup büyümüş birinin gözünden görün.

İznik gezimizde bizi misafir eden ve eşlik eden Nicea Events Turizm Genel Müdürü Orhan Yağcıoğlu’na çok teşekkür ederiz. Eğer siz de bizim gibi İznik’i keşfetmek isterseniz Nicea Events Turizm ile iletişime geçebilirsiniz. Rehber eşliğinde tarihi tur, çini atölyesi, kanyon turu, doğa yürüyüşü, kano, tekne turu ve hasat bahçesi gibi İznik’te muhteşem deneyim hizmetlerinin hepsini yapıyorlar.

iznik

Nicea Events Turizm web adresine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Adres: Mustafa Kemal Paşa, Kılıç Aslan Cd. No: 65/C, 16860 İznik/Bursa

Tel: 0530 874 96 45

iznik

İznik turunda davetimizi kırmayıp bize eşlik eden Sevgili Arkadaşımız Gül Korzay ve çocukları Buse, Ceylin ve Poyraz’la harika bir İznik turu gerçekleştirdik. İyi ki geldiler ve bizimle birlikte oldular. Kendilerine çok ama çok teşekkür ederiz. Eğer tanımıyorsanız ve takip etmiyorsanız çok şey kaçırırsınız. Instagramda @gulkorzay ve Youtube’da Bidünya Oyuncak-Dobişko Tv, Roseanne, Buse Özdil, SisandSis ve Poyraz Eser.

İznik, Yeşil Bursa’nın tarih kokan ilçelerinden biridir. Tarihteki ilk Türk başkentidir. Osmanlı Devleti’nin ilk başkentidir. Bundan önce de Vatikan tarafından kutsal ilan edilmiştir. Hal böyle olunca şehrin dört tarafı surlarla çevrilidir. Hatta geçmişe gidersek, İznik’te yaşam M.Ö 2500 yıllarına kadar uzanmaktadır.

Ulaşım

İznik’e İstanbul’dan ulaşım oldukça kolay. 10 senedir İstanbul’da yaşıyorum ve İznik’e hep feribot kullanarak gidip geldim. Yenikapı-Yalova oradan da minübüsle ver elini İznik. Otobüsle bir iki kere mecbur kaldığım için gitmişliğim var ne yalan söyleyeyim pek tavsiye etmiyorum. Çünkü hem saat olarak uzun sürüyor hem de bana göre feribot yolculuğu daha eğlenceli. Feribot bileti alırken de ben deniz otobüsü değil de arabalı vapur tercih ediyorum. Çünkü arabalı vapur deniz otobüsüne göre daha az sallanıyor ve konfor olarak da masalı oturma düzeni olduğundan daha rahat. Eğer biletlerinizi İdo’dan erken alırsanız daha uyguna bilet alabilirsiniz, aynı uçak bileti gibi düşünün.

iznik

Ben tabi evlenmeden önce Mecidiyeköy’de yaşadığım için feribota biniş noktası olarak bana en yakın konum Yenikapı. Yenikapı’dan Yalova’ya gidiş 1 saat 15 dakika sürüyor. Eğer Pendik tarafına yakın bir konumdaysanız da Pendik’ten Yalova daha kısa 45 dakika sürüyor. Yalova’ya ulaştıktan sonra da hemen İdo Yalova Feribot İskelesi’nin yanındaki garajdan İznik minibüsü ile 45 dakikada İznik’e ulaşabilirsiniz. 

Eğer kendi aracınız ile gidecekseniz yine feribotla Yalova üzerinde ya da kara yolu ile Osman Gazi Köprüsü gidebilirsiniz. Osman Gazi Köprüsü’nden O-5’e, oradan da Orhangazi yoluna ulaşarak 2 saat 10 dakika gibi kısa bir sürede İznik’e varabilirsiniz. Biz bu yolu tercih ettik.

Biz şehir dışı seyahatlerimizde dünyanın en kolay ve kaliteli araç kiralama hizmetini veren “Driveyoyo“yu kullanıyoruz. Uygulama üzerinden, herhangi bir kimse ile görüşmeden, beklemeden aracınızı kiralayabilir gazlayabilirsiniz. Yola gelecek olursak İstanbul’dan İznik’e gitmemiz yaklaşık 2 saat sürdü. Kuzey Avrupa yolu üzerinden Osman Gazi Köprüsüne gittik ve kısa süre sonra İznik’teydik. Zaman konusunda çok avantajlı fakat biraz tuzlu desek yalan olmaz. Yol ve köprü ücretlerine yaklaşık 200₺ ödedik.

Türklerden önce İznik’te yaşayan medeniyetler

Helenistik Çağ, Roma, Bizans ve Osmanlı yerleşimi olan İznik için bir açık hava müzesi desek yalan olmaz. Çünkü başta şehir surları olmak üzere tüm bu medeniyetlerden izler taşıyan anıtsal yapılar hala ayakta.

İznik’teki yerleşik hayatın tarihi, MÖ 7. yüzyıl öncesine kadar uzanıyor. O zamanlar Helikore adındaki yerleşim, MÖ 7 yüzyılda Trak kavimlerine ev sahipliği yapıyor. MÖ 316’ya geldiğimizde şehir, Makedonya İmparatoru Büyük İskender’in generallerinden biri olan Antigonos tarafından yenileniyor ve adı da Antigonos’a atfen Antigoneia oluyor. Gelgelelim İskender’in ölümünden sonra General Antigonos ve İskender’in başka bir diğer adamı General Lysimakhos arasında çıkan savaşta şehir Lysimakhos’un eline geçiyor ve o da şehre karısı Nicaea’nın adını veriyor. Nicaea, MÖ 293 yılında Bithynia Krallığı’na bağlanıyor ve Roma’nın klasik şehirlerinden biri oluyor.

Hristiyanlığın En Önemli 3 Şehrinden Biri İznik

İznik Hristiyan dünyası için önemi ise çok ayrı. Çünkü burası, Hristiyanlığın ilk ekümenik (evrensel) konsilinin toplandığı yer. Yani başka bir deyişle, MS 325 yılında, tüm dünyadan 228 piskoposun katıldığı ve Hristiyanlık dininin temel ilkelerinin tartışılıp, karara bağlandığı yer. Hristiyan aleminin ilk dini toplantısı ve İznik’te gerçekleştirilen konsile İmparator 1. Constantinus’un da katıldığı bilinir. Konsil Senatus Sarayı’nda toplanır ve iki önemli konuyu masaya yatırır. Bunlardan biri Hz. İsa’nın tanrının oğlu olup olmadığı konusudur. Toplantıya İskenderiye’den katılan din adamı Aryus’un ortaya attığı tez, İsa’nın sadece insan olduğu ve tanrının oğlu olmadığıdır ama bu tez konsildeki diğer piskoposlar tarafından kabul görmez. Böylece toplantı sonucunda alınan karar ile bugün dahi geçerliliğini sürdüren İsa’nın tanrının oğlu olduğu inanışı genel geçer hale gelir. Toplantıda konuşulan ve karara bağlanan konulardan biri de Paskalya Bayramı’nın tarihidir.

Daha sonra 787 yılında bu sefer İznik’teki Ayasofya Kilisesi’nde 7. konsil toplanır. Bu konsilde de Hristiyanlık’taki o dönemde görülen resim düşmanı (İkonoklasma ) görüş son bulur. Resim ve heykeller üzerindeki dini yasaklar kalkar. İznik, Hristiyanlık dini için böylesine mihenk taşı olan toplantılara sahne olduğundan, 1962 yılında Vatikan’da toplanan 19. konsilde Papa tarafından Kudüs ve Vatikan’dan sonra dünyadaki üçüncü kutsal kent ilan edilir.

Anadolu’daki İlk Türk Başkenti

Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldığında Nicaea, yani eski adı ile İznik, Doğu Roma tarafında kalıyor. Selçuklular’a kadar Bizans hakimiyetinde kalan Nicaea, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın şehri fethetmesi üzerine Selçuklu Devleti’nin başkenti olur. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, şehrin ismini de “Nicaea’nın İzi” anlamına gelen “İznik” yapar. Her ne kadar 1097’de 1. Haçlı Seferi sırasında Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın oğlu 1. Kılıçarslan şehri tekrar Bizans’a kaptırmış olsa da 1331’de Orhan Bey ile yeniden Türk hakimiyetine girer.

İznik’te Gezilecek Tarihi Yerler

İznik Surları ve Dört Kapısı

İznik’in yüksekliği 10-13 metre, toplam uzunluğu 4,970 metre olan şehir surlarının tam tarihi belirlenemese de genel olarak Geç Roma Dönemi’nden kalma olarak kayıtlara geçirildiği söylenebilir. Aslında İznik’teki ızgara şehir planı, şehrin Helenistik Çağ’a kadar uzandığının kanıtı ama surlar o dönemden kalma değil. Depremler ve yaşanan savaşlar dolayısıyla, surlarda o dönemlerden ne yazık ki eser kalmamış. Hatta çeşitli dönemlerde tekrar ve tekrar onarım geçirmiş, üzerine eklemeler yapılmış. İstanbul surlarında da görüldüğü gibi 2 kat sur onun da önünde bir hendek şeklinde iç içe geçen 3 katmandan oluşuyor. Elbette bunun tek nedeni de güçlü savunma. 

iznik

Şehrin 5 ana kapısı arasından Lefke Kapısı (doğu) ve İstanbul Kapısı (kuzey) bugüne kadar ayakta kalan en önemli iki kapı. İki kapıda da benzer özellikler görülüyor. Kabartmalar, frizler, yazıtlar ve Roma Zafer takı formu. Göl Kapısı kentin batı kapısı fakat bu kapıdan bugüne eser kalmamış. Surların bir diğer kapısı da Güney Göl Kapısı. Göle açılan kapının zamanında ayrı bir saraya veya iskele tarzı yapıya açıldığı düşünülmekte. Surların son kapısı Yenişehir Kapısı (güney) Bu kapı savaşlarda en fazla zarar gören kapı olmuş.

iznik

Yeşil Camii

İşte İznik’in sembolü… I. Murat’ın sadrazamı Çandarlı Halil Paşa tarafından yaptırılan cami, Osmanlı’daki ilk örnek olan mermer mihrabındaki taş işçiliği ve en önemlisi turkuaz, yeşil ve mor renkli çinilerle bezeli minaresi ile dikkat çekiyor. Aslında bu cami tek başına değil içinde hamamı, medresesi ile bir külliye şeklindeymiş. Fakat ne yazık ki külliyenin diğer yapıları bugüne ulaşamamış. Zamanında Yunan işgalinde zarar gören cami, cumhuriyetin ilk yıllarında onarılıp daha sonra da 1956-69 yılları arasında restore edilmiş. En son 2015 yılında yeniden restorasyona alınmış. Biz gittiğimizde şansımıza restorasyon bitmişti.

iznik

Süleyman Paşa Medresesi

Osmanlı’nın ilk medresesi olarak bilinen Süleyman Paşa Medresesi, hala dimdik ayakta. Aslında Osmanlı’nın ilk medresesi Manastır Medresesi (1331) olarak geçen İznik Medresesi fakat ne yazık ki o medrese günümüze ulaşamamış. Zamanında nerede olduğu da tam olarak bilinmiyor. 1332 yılında yapılan medrese Orhan Gazi’nin büyük oğlu, “Rumeli Fatihi” olarak anılan Şehzade Süleyman’ın yaptırdığı bir medrese. Osmanlı mimarisinin ilk örneklerini günümüzde yaşatan bu medresenin odalarında şu an çini atölyeleri bulunuyor. Eski dersliklerin kapıları, denilene göre öğrenciler başlarını öne eğerek içeri girsinler diye, hobbit köyündeki gibi ufacık yapılmış.Medreseye gidip çini ustalarının eserlerini görüp, orada bir çay içmenizi tavsiye ederiz.

iznik

İznik Ayasofya Camii

İznik’in en ünlü tarihi yeri hiç kuşkusuz burası. Hristiyanlık Konsili’nin toplandığı kilise, Orhan Gazi tarafından (sene 1331) camiye dönüştürülmüş. Kısa bir süre önce yapılan restorasyon çalışmasıyla bir ara müze olan Ayasofya, günümüzde yeniden cami olarak kullanılıyor.

İznik Ayasofya Cami, İznik’in en ünlü yapısı. Burası aslında 787 yılında 7. Hristiyanlık Konsili’nin toplandığı kilise ama Orhan Gazi 1331’den sonra çan kulesini minareye çevirerek onu bir camiye dönüştürmüş. Sonra da Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan’dan camiye bir mihrap ilave etmesini ve yan neflerde değişikliklere gidilmesini istemiş. Kısa bir süre müze olarak kullanılan ve 2007 yılında restorasyon gören caminin otoritelerce pek de başarılı sayılmayan restorasyonu medayada yankı uyandırmış. Cami en son 2011 yılında büyük tartışmalar sonucunda tekrardan cami olarak ibadete açık hale gelmiş. 

iznik

Dikilitaş

Dikilitaş veya diğer adıyla Beştaş, İznik’te Roma döneminden kalma, MS 1. yy’da C. Cassius Philiscus adına dikilmiş 12 metre yüksekliğinde bir anıt. Bir diğer isminin Beştaş olmasının nedeni üst üste beş taş mermerden yapılmış olması. Üzerinde Yunanca yazıtlar var. En üstündeki 6. taş günümüze ulaşamamış. O 6. taşın zafer tanrıçası veya kartal heykeli gibi özellikli bir figür olduğu düşünülüyor. İznik merkeze 7 kilometre yakınlıktaki Elbeyli Köyü sınırları içindeki zeytin bahçelerinde bulunuyor. 

iznik

Abdülvahab Türbesi (Bayraklı Dede)

İznik’e kuş bakışı bakabileceğiniz harika manzarası olan bir tepe üzerinde bulunan bu türbeye çocukluğumdan beri gelin arabaları ve sünnet arabaları ile çok gittim. İznik ve çevre köylerde böyle bir adet vardır. Gelin alındıktan sonra ve sünnet çocuğu konvoy arabaları Abdülvahab Türbesi’ne götürülür. Burada herkes dua eder. Ayrıca İznik’in hıdrellez şenlikleri de burada yapılırdı. Hala öyledir herhalde ben kaç yıldır gitmediğim için bilmiyorum.

Gelelim buranın hikayesine; 13.yy. yaşadığı varsayılan söylencesel bir kişi Abdülvahap. İslam ordularının Anadolu’yu geçerek Bizans’ı düşürme savaşının sürdüğü 717-740 yılları arasında, Abdülvahap adlı bir sancaktarın yiğitliğinden söz edilir. Rivayete göre genç sancaktar bir düşman oku ile yaralanmış ve hücum eden tekfurlar tarafından başı uçurulmuş. Buna rağmen kılıç sallamaya devam eden sancaktar bir arkadaşının Abdullah başını unuttun demesi üzerine geri döner ve başını koltuğuna alarak üç adımda bu tepeye çıkıp burada vefat eder. Türkler İznik’i alınca buraya bir mezar yaptırmışlar. İznik’in doğusunda, kente egemen bir tepe üzerinde bulunan mezarı ziyarete açıktır. Türbeye bayraklar asılmakta, adaklar adanmaktadır. Bu nedenle türbe halk arasında “Bayraklı Dede” olarak da anılır.

iznik

İznik Gölü Suları Altındaki Bazilika

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi kapsamına alınması amacıyla çekilen hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu İznik Gölü kıyısında yaklaşık 20 m açıklıkta anıtsal bir yapıya ait kalıntılar tespit edilmiştir.  Günümüzde “Senato Sarayı” olarak tanımlanan bölgenin 500 m kadar doğusunda su seviyesinin yaklaşık 2 m altındaki kalıntılar havadan planı net bir şekilde ayırt edilemeyen doğu- batı doğrultusunda uzanan anıtsal bazilikadır. Yapı yaklaşık 30×19 m boyutlarında, 600 m²’lik kapalı bir alanı kaplamaktadır. Bazilika ortadaki daha geniş ve olasılıkla yüksek 3 nefe sahiptir. Naosun doğusundaki apsis içte dairesel formlu, dışta ise düz bir duvarla kılıf içerisine alınmıştır.  Apsisin iki yanında ayin için kullanılan malzemelerin saklandığı pastophoria odaları bulunmaktadır. Naosun batısında bir narteks, önünde kısmen narteks duvarından daha içeriye çekilmiş üç birimli bir mekan yer alır. Hava fotoğrafına bakıldığında Bazilikanın bütün birimlerinin çöken üst yapıya ait moloz ile kaplı olduğu görülmektedir. Yapıda 18 tane mezar bulunmuştur. Bazilika planı, kullanılan malzeme ve ölçüleri ile Roma imparatorluğu toprakları genelinde yaygın olarak kullanılan Erken Hıristiyanlık dönemi kiliselerinden birisidir. İznik Gölü Sualtı Bazilika Kazısı, Kültür ve Turizm Başkanlığının izniyle, İznik Müze Müdürlüğü Başkanlığında, Bursa Uludağ Üniversitesi adına Prof. Dr. Mustafa Şahin’in bilimsel danışmalığında yürütülmektedir.

İznik Çini Fırınları

İznik Kazılarına 1963 yılında Prof. Dr. Oktay ASLANAPA tarafından başlanmış, 1993-2006 yılları arasında Prof. Ara ALTUN’un, 2007 yılından itibaren de Yrd. Doç. Dr. V. Belgin DEMİRSAR ARLI’nın başkanlığında sürdürülmektedir. İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen İznik’teki çalışmalar iki döneme ayrılır. 1963-1969 yılları arasında sürdürülen I. Dönem çalışmalarında, Milet İşi, Haliç İşi, Şam İşi, Rodos İşi gibi isimlerle tanımlanmaya çalışılan Osmanlı seramik ve çinilerinin asıl ve önemli üretim merkezinin İznik olduğu, deforme ve yanık parçalar, yarı mamul fragmanlar, pişirim malzemeleri yanında, içi doluyken çökmüş durumda bulunan fırın kalıntılarıyla bilim çevrelerine kanıtlanmıştır. En önemli sonuç, o zamana kadar Osmanlı dönemi çini ve seramik merkezinin kesinlik kazanamamış üretim yeri konusunun çözümü ve ilgililerce kabul görmesi olmuştur. 1969 yılında çalışmaların başka bölgelere kayması ile ara verilen İznik Kazılarına, 1981 yılında “İznik Çini Fırınları Kazısı” adı ile tekrar başlanmış ve halen devam edilmektedir. İlk üç yıl oldukça geniş bir ekiple boş alanlardaki sondajlara ağırlık verilmiş, 1983 yılında Belediye Hamamı olarak da bilinen II. Murat Hamamı doğusundaki alanda iki sondaj yapılmış, I. Dönem kazıları sırasında aynı alanda yapılan sondaj verileriyle birleştirilince 1984 yılından itibaren bu alanın gridlenerek kazısına başlanmıştır. BHD olarak kodlanan bu atölye bölgesinde şimdiye kadar dört fırın kalıntısı ortaya çıkarılmış ve insitu olarak korunmuştur.

iznik

İznik Müzesi

1388 yılında, Sultan I. Murad’ın annesi Nilüfer Hatun’un adına bir imarethane olarak yapılan Nilüfer Hatun İmareti, 1960’dan beri İznik Müzesi olarak kullanılıyor. Müzede İznik ve çevresindeki arkeolojik kazılardan çıkan buluntular, bahçesinde ise Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait lahitler, kabartmalar, amforalar, mezar taşları sergileniyor.  İznik Müzesi 8 yıldır tadilat nedeniyle ziyarete kapalıydı. Şansımıza biz gitmeden bir gün önce 8 yıl aradan sonra ziyarete açılmış.  Adı ‘İslam Eserleri’ olarak değiştirilen müze de Osmanlı dönemi İznik işi çiniler ile islam eserleri sergilenecek.  

iznik

İslam Eserleri müzesinde 3 oda bir salon bulunmakta. Müze içinde Osmanlı ve Selçuklu dönemi İznik işi çok sayıda çini vitrinlerde yerini alırken, yine Osmanlı ve Selçuklu dönemine ait sosyal hayatla ilgili İslam eserleri bulunuyor. İslam Eserleri Müzesi olarak hizmet verecek olan müzede bulunan 15 bine yakın arkeoloji eserleri de ilçenin güneyinde tarihi Yenişehir Kapı mevkiinde bulunan vakıflara ait araziye Arkeoloji Müzesi yapılması için çalışmaların sürdüğü bilgisini rehberimiz gezimiz sırasında bizimle paylaştı.

iznik

Roma Tiyatrosu

Anadolu’da ayakta kalmış tiyatroların en önemlilerinden birisidir. Roma İmparatoru Traianus (97-117) zamanında eyalet Valisi Pilinius Cscillius Secunds (62-113) tarafından yaptırılmıştır.  Tiyatro düz bir alana kurulduğundan oturma kademeleri Roma tiyatro mimarisinde görüldüğü gibi 19 galeri taşımaktadır.  Kentin kuzey surlarındaki bazı burçlar tiyatroya ait kesme taşlarla örülmüştür. Kentin savunması için tiyatro feda edilmiştir. Başta sahnesi olmak üzere, oturma basamakları, dış duvarları, kemer ve tonozları onarılmayacak derecede tahrip olmuştur. Geriye kalan bölümler bir müddet yeni kapılarda kullanılmak üzere yerlerinden sökülmeye devam edilmiştir. Metruk kalan tiyatro kalıntılarının üzerine çeşitli evlerde toprak, moloz ve çöplerin atılması sonucu üzerinde 9.5 metre kalınlığında bir tabaka oluşmuştur. Kazılar sonucunda 45 metre doğu batı uzunluğundaki sahne tümü açığa çıkarılmıştır. Cephede 4 adet niş, sahnenin orta noktasına göre simetrik olarak yerleştirilmiştir. Nişlerde ve ara bağlantılarda 20 santimetre kalınlığında beyaz mermerden yapılmış süpürgelik ve 57 santimetre üzerindeki mermer silmenin sınırladığı sahada mermer bir friz sıralı idi. Kazı ile oldukça gün ışığına çıkarılmış ve halende kazı devam etmektedir.

Biz gittiğimizde Roma Tiyatrosu ziyarete kapalıydı. Yine de kapısına kadar gittik ve rehberimiz bizi detaylı bir şekilde bilgilendirdi. Drone ile kuş bakışı bir çekim de yaptık. Gerçekten büyüleyici bir yer ve kendini eski Roma’da bir film sahnesinde gibi hissetmemek elde değil.

iznik

İznik’te Gezilecek Yerler

İznik Gölü

İznik Gölü Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise 5. büyük gölü. Tektonik yapıda yani depremden kaynaklanan bir çöküntünün içinin dolması ile oluşmuş bir tatlı su gölüdür. Göl toplamda 310 kilometrekarelik bir alana yayılan elips şeklinde. Gölün uzunluğu 33 kilometre, genişliği 12 kilometre, çevresi ise 95 kilometre. Gölün en derin yeri 30 metreyi buluyor ama öyle bir nokta var ki burada bulunan çukurun derinliği 65 metre. Göl ile ilgili ansiklopedik bilgileri verdiğimize göre gelelim görsel güzelliklerine.

iznik

İznik Gölü’nde Gün Batımı

İznik Gölü gün batımının eşsiz güzelliği ile bilinir. Gerçekten de öyledir. Güneş batarken göl kenarında pembeler sarılar turuncu kızıllıklar her yere yayılır. Tam bir görsel şölen ve insanın üzerinde büyülü bir etki bırakan havası vardır. Bilmem anlatabildim mi. Hatta küçükken birinden kimden olduğunu hatırlamıyorum Dünya’daki sayılı gün batımı manzaralarından biri olduğunu duymuştum. O zamandan beri ne zaman İznik Gölü kenarında gün batımını izlerken bulsam kendimi bu aklıma gelir ve kendimi daha özel ve mutlu hissederim.

iznik

İznik’te derler ki “Ekinoksa yaklaştıkça gün batımı harika bir hal alıyor ama burada gün batımı her gün güzel”. Bilirsiniz, Mayalar, İnkalar, Mısırlılar gibi bir çok eski medeniyet Ekinoks’u ilahi bulmuş ve tapınakların pencerelerini Ekinoks günlerinde güneş bir camdan girip diğerinden çıkacak şekilde ayarlamış. İznik Gölü’ünde ise doğal bir ekinoks penceresi var: Gölü çevreleyen Katırlı Dağları ve Samanlı Dağları Karsak Boğazı’nda kısa bir mola veriyor ve Ekinoks vakti güneş tam da oradan gölün içine batıyor. Bu tarihlere +/- 7 gün civarında giderseniz sadece minik bir sapma olacaktır. Yine o destansı gün batımını yakalarsınız. Ancak daha sonra gün batımı boğazdan dağların arkasına doğru kaymaya başlıyor. Ekinoks vakti gidemeyenler üzülmesin, hava açık olduğu sürece burada gün batımı her şekilde efsane!

Çocukluk anılarımdan en sevdiklerim sanırım konu komşu hep birlikte annelerimizin piknik sepetlerini hazırlayıp mayolarımızı ve deniz simitlerimizi alıp İznik Gölü kenarına pikniğe gittiğimiz ve ellerimiz buruşana kadar sudan çıkmadığımız zamanlar. Şimdi hatırlayınca bile bir duygulandım. Ancak yıllardır İznik Gölü’nde yüzmedim herhalde. Nedeni zamanla gölün kirlenmesi ve artık İstanbul’da yaşadığımdan İznik’te çok zaman geçirememem. Ancak yaz aylarında bazı kesimlerinde yüzebilirsiniz. 

İznik Gölü çevresinde İznik merkezden sahile indiğinizde sağa ve sola doğru birçok cafe ve restoranla karşılaşırsınız. Özellikle yaz aylarında ve bayramlar gibi özel günlerde bu cafelerde tabiri caizse iğne atsanız yere düşmez. Sahil oldukça hareketlidir ve özellikle benim gibi oralarda doğmuş büyümüş birisi için arkadaşlarınızla ve eşiniz dostunuzla her an karşılaşabileceğiniz ve zaman geçirebileceğiniz yerlerdir. Çevre köylerden de genelde herkes İznik’e gelir. Bizim de her Ramazan ve Kurban Bayramı’nda kuzenlerle artık bir ritüelimiz haline geldi akşam arabalara atlayıp göldeki bir cafede oturup sohbet etmek.

Göl bölge ekonomisi için de oldukça önemli bir yere sahiptir. İznik halkının temel geçim kaynağı için çiftçilik diyebiliriz. Bu nedenle çiftçiler için bağ bahçelerinin su ihtiyacını gölden karşılamaları açısından da önemlidir.

Ayrıca gölde yaşayan sazan, alabalık, yayın gibi tatlı su balıkları gölün çevresindeki işletmeler ve turizm bölge ekonomisi için artı bir değer sağlamaktadır. 

iznik

Çini Atölyesi

İznik turumuz sırasında hem dinlendiğimiz hem de eğlendiğimiz İznik Çinili Konak’taki çini atölyesi bizim için unutulmaz arasındaki yerini aldı.  Hepimiz Murat Bey ve Fatoş Hanım‘ın bizim için önceden karolara çizerek kontürleyip hazırladığı çinileri boyadık. Aynı zamanda Fatoş Hanım bize çini ile ilgili bilgiler verdi. Bir saat çini boyama bir saat de konağı gezdik.

iznik

Konaktaki her şey o kadar güzel ki ayrılamıyorsunuz resmen. Çinili Konak’ın zeytin ağaçları altındaki bahçesi de bir o kadar güzel ve huzur verici olunca ve yukarıdaki odalarda konaklama da olduğunu öğrenince cidden insan bir gece de burada kalmak istiyor. Biz zamanımız olmadığı için bu sefer kalamadık ama bir dahaki sefere mutlaka diyoruz ve size de konaklama için kesinlikle öneririz.

iznik

Çinili Konak’ın web adresine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Adres: Yeni Mahalle Maltepe Cad.  No:19 İznik/Bursa

Tel: 537 872 34 12

iznik
iznik

İznik’te Ne Yenir?

Nihat’ın Yeri Balık Restaurant

İznik turumuz sırasında o kadar gezdik ki kurt gibi acıktık. Yemek için Nicea Events’den Orhan Bey bizi İznik Gölü kenarında Liman denilen yerde bulunan Nihat’ın Yeri Balık Restaurant’ına götürdü. İznik’te ne yenir denince ilk akla gelenlerden biri de gölden çıkan Sazan ve Yayın balığıdır. Samimi bir karşılamadan sonra açık alandaki masalardan birine yerleştik. Göle sıfır olan masalarda oturduğunuzda göl havası ve hafif hafif esen rüzgarla öyle güzel dinlendik ki, kendimize geldik. 

iznik

Nihat’ın Yeri Balık Restaurant bir aile işletmesi, Nihat Bey eşi ve çocukları ile tanıştık. Kendileri hep oradalar. Yayın tava ve güveç siparişi verdik. Balıklar gelene kadar masaya muhteşem bir salata ve onun kadar güzel zeytinlerin olduğu iki tabak geldi. İznik zeytini de çok güzeldir. İznik zeytin cennetidir. Zeytin tabağını hemen bitirdik bile. Çok kısa bir sürede balıklar da servis edildi. 

iznik

Tava yayın zaten favorim ama güveç de çok lezzetliydi. Bir de yayın balığının en sevdiğim yanı kılçıksız olması. Yemesi çok kolay ve keyifli geliyor bana o nedenle.

iznik

Balıkların nasıl yapıldığını görmek için rica ettik ve mutfaklarını ziyaret ettik. Mutfak gayet temiz düzenliydi. Balık ustaları cidden usta yani. İşini severek yapıyor ve bize keyifle balıkları nasıl hazırladıklarını ve pişirdiklerini anlattı. Hatta yayın güveç için yeni bir profesyonel fırın almışlar, usta fırını anlata anlata bitiremedi. Usta fırından çok memnun Nihat Abi🙂

iznik

Balığın üstüne tatlı olarak da kadayıflı muhallebi ve fırın helva söyledik. İkisi de çok lezzetliydi.

iznik

Nihat’ın Yeri Balık Restaurant’ının web sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Adresi: Selçuk Mahallesi, Göl Sahil yolu, Şehit Sedat Pelit Parkı, İznik/Bursa

Çalışma saatleri: Hafta İçi: 08:00 – 21:00, Hafta Sonu: 08:00 – 22:00

Tel: 0542 475 38 99

İznik sahilde İznik Dondurmacı’sından dondurma yemeyi de unutmayın.

iznik

İznik’ta Yapılacak Aktiviteler

  • Zeytin ve Zeytinyağı Alışveriş
  • İznik Gölü Tekne Turu
  • Hasat Bahçesi Turu
  • Köy Havası Turu
  • Kanyon (Trekking) Yürüyüşü
  • Çini Atölyesi (Workshop)
  • Çömlek Atölyesi (Workshop)
  • Fıçı Atölyesi
  • Bisiklet Kiralama
  • Kano Kiralama
  • Yelken Kiralama
  • Tekne Turu
iznik

Bu yazıda anlattıklarımızı bir günde yaptık arkadaşlar. Evet yanlış duymadınız bir günde. Ve İznik’te daha gezilecek bir sürü yer ve yapılacak bir sürü aktivite var. Bu yazı daha çok tarihi yerler ağırlıklı oldu. O zaman bu demek oluyor ki İznik’le ilgili başka yazılar da gelebilir. Bizi takipte kalın.

iznik

Eylül’de Bodrum! | La Local Yalıkavak başlıklı yazımızı okumak için buraya tıklayınız.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Bizi @gezipgelicez Instagram hesabından ve Gezip Gelicez YouTube kanalından takip edebilir ve bize her zaman yazabilirsiniz. Sorularınız varsa yorum kısmından bize sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu yazıdan haberdar edin. Okuduğunuz için teşekkürler!

Her şeyin başı sağlık, sağlıcakla aşkla kalın ve kimseye karışmayın!

Bir sonraki ay görüşmek üzere!

Gezip Gelicez

Hatice & Ertan

ETİKETLER
İLGİLİ MESAJLAR

YORUM YAP

Hatice&Ertan
İstanbul,TÜRKİYE

Biz Hatice ve Ertan... Doğduk, büyüdük, okuduk... Birimiz eczacı, birimiz gayrimenkul danışmanı olduk sonra birbirimizi bulduk ve en sonunda da Gezip Gelicez dedik... Tanışmamızın ilk haftasından itibaren geziyoruz desek yalan olmaz... Aslına bakacak olursanız ikimiz de hergün metrobüste karşılaştığınız tiplerdeniz. Peki bu konu buralara nasıl geldi diye soracak olursanız vallahi biz de bilmiyoruz. Eş, dost, ana, bacı, gardaş; "Oraya nasıl gidilir?", "Burada ne yenir?", "Şurada nerede kalınır?" diye sormaya başlayınca biz de artık internet alemine girmeye karar verdik. Sizin görmek istediğiniz yerler, sizin yemekleriniz, bizim gözümüzle birleşsin ve macera başlasın! Aşkla gezelim...

BİZİ YOUTUBE’DA TAKİP EDİYOR MUSUN?

Kategoriler
Arama
Ne Okuyoruz?
Bumerang - Yazarkafe