BOZCAADA KAMP VE GEZİ REHBERİ

Dondurma delileri çıkın yola Bozcaada’ya gidiyoruz.

Bozcaada’ya gitmek için en uygun zamanlar Mayıs-Eylül ayları arasıymış.

Biz de Eylül ayında bir cuma akşamı tüm hazırlıklarımızı yaptıktan sonra Bozcaada’ya doğru yola çıktık.

6 saatlik yolculuğun ardından gece saat 01.00’de Bozcaada’ya vardık.

Bozcaada Ulaşım

İstanbul’dan Bozcaada’ya 3 farklı alternatif yol güzergâhı bulunmaktadır. Biz ilk güzergahı kullanarak gittik.

  1. Avrupa yakasından gideceklerin bu güzergâhı kullanmalarını öneririz. Hatta trafiğin olmadığı bir saatte yola çıkılacaksa Anadolu Yakası’nda oturanlara da tavsiye ederiz. İki kere feribota binildiği için süre olarak biraz daha uzun sürer (1 saat kadar) fakat manzarası harika olan bir rotadır.

Önce İstanbul – Silivri – Tekirdağ – Malkara – Keşan – Gelibolu güzergahı kullanılır. Sonrasında ise Gelibolu’dan, Eceabat’tan veya Kilitbahir’den arabalı feribot kullanılarak karşıya geçilir.

Gelibolu – Lapseki Feribotu (35 dk)

Eceabat – Çanakkale Feribotu (25 dk)

Kilitbahir – Çanakkale Feribotu (15 dk)

Kara ve deniz yolu olarak hesap edildiğinde toplamda mesafe ve süre olarak hepsi hemen hemen aynıdır. Hangi feribotta sıra beklemeyecekseniz onu tercih etmenizi öneririz.



Önemli Not

Yola çıkmadan önce İstanbul’dan gidişte ve Bozcaada’dan dönüşte Geyikli Feribotu’nun biletini internetten almanız ve dönüş rezervasyonunu yaptırmanız size büyük avantaj sağlayacaktır. Çünkü, özellikle haftasonları yoğun ilgiden dolayı rezervasyonsuzsanız Bozcaada’ya gidemeyebilirsiniz. Bu tavsiyemizi dinledikten sonra bize dua eden arkadaşların hepsine çok teşekkür ederiz.

  1. İstanbul’un Anadolu yakasında oturanlar için en hızlı güzergah budur. Ücret olarak ise biraz pahalı. Osmangazi Köprüsü’nden geçiş ücreti toplam 84 TL civarı olduğundan gidiş dönüş yaklaşık 170 TL ekstra bir ödeme çıkıyor (Ağustos-2017).

İstanbul – Osmangazi Köprüsü – Karacabey – Bandırma – Biga – Lapseki – Çanakkale – Geyikli ve feribot ile Bozcaada

Not-1: Çanakkale’ye geldikten sonra İzmir yoluna çıkılarak, Bozcaada tabelasını görünceye dek devam edilir. Bozcaada tabelasından içeri girdikten yaklaşık 18 km sonra Geyikli iskelesine ulaşırsınız. Bu durum 3 alternatif güzergah için de geçerlidir.

Not-2: Geyikli-Bozaada arası feribot yaklaşık 30 dk. sürmektedir.

  1. İstanbul – Yenikapı Feribotu – Bandırma – Biga – Lapseki – Çanakkale – Geyikli ve feribot ile Bozcaada

Yenikapı feribotu ile Bandırma’ya geçiş yaklaşık 2,5 saat sürdüğünden ve çok fazla feribot seferi bulunmadığından bu yol çok kullanışlı değildir. Fakat daha az araba kullanmak isteyenler bu güzergâhı tercih edebilirler.

Bozcaada KonaklamaBozcaada

İlk gece yol yorgunluğundan ilk bulduğumuz kamp alanı olan “Ada Camping”de kaldık. Ama hiç tavsiye etmiyoruz. Çünkü bir gecelik çadır fiyatı 70tl ve yiyecek içecek de oldukça pahalı.

Peki, siz ne tavsiye ediyorsunuz derseniz bir kampçı ritueli olarak Beylik Koyu’nda Batık Gemi’nin gölgesine kendinizi bırakın deriz. Gece biraz rüzgarlı oluyor ama çıkan seslerden korkmayın. Kamp alanı değil ancak soyunma kabini ve tuvalet bulunuyor ve gayet temizdi. Tüm bu güzelliklerin yanında bir de 70tl kamp alanına ücret vermediğimizde kahveyi daha bir keyifli içtik gerçekten. Beylik Koyu’na girişte kamp yapmak ve ateş yakmak yasaktır diye bir tabela bulunuyor ancak çılgınlar gibi kamp yaptık.

Kamp yapmayacak olanlar için adada çok tatlı butik oteller ve pansiyonlar mevcut.

Konaklama hakkında verdiğimiz bilgilerden sonra ilk geceye geri dönersek eğer; yorgun olduğumuzdan hemen çadırlarımızı kurduktan sonra tabii ki yorgunluk kahvelerimizi içtik. Biraz muhabbet ettik ve yıldızların altında uykuya daldık.


Bozcaada

Sabahın erken saatleri ile beraber Bozcaada keşfimiz başladı. Ada’da isimsiz ve el değmemiş birçok koy bulunuyor. Bunların haricinde Ayazma, Habbele, Akvaryum, Tuzburnu, Sulubahçe ve Beylik Koyları en meşhur olanları. Hepsi birbirinden güzel olduğu için aralarında tercih yapmak zor. Bütün koylara giriş ücretsiz ve eğer arabasızsanız minübüslerle bütün koylara rahatça ulaşım sağlanabiliyor. Biri çok kalabalık, biri çok renksiz, birinin yolları çok bozuk derken bizim için en güzel koy olarak Akvaryum Koyu’nu gözümüze kestirdik.

Bozcaada Akvaryum Koyu:

Eğer lodosun olduğu bir güne denk gelmezseniz hem suyun rengi hem de koyun dinlendirici atmosferi ile Akvaryum Koyu’nda denizin tadını çıkarabilirsiniz. Akvaryum Koyu’nda, Ayazma Plajı’nda olduğu gibi restorant-cafe olmadığından siz de bizim gibi sandalyenizi, yiyeceğinizi, içeceğinizi ve diğer ihtiyaçlarınızı yanınızda taşımalısınız. Sessiz ve daha sakin olduğunda biz Akvaryum Koyu’nu tercih ettik. Balıklarla birlikte yüzdük, muhteşemdi.Bozcaada

Şimdi genelde sorulan soru “Su soğuk mu?”. Evet soğuk arkadaşlar ama öyle girilemeyecek bir soğukluk değil. Ben kendi adıma söylüyorum (Hatice) girip yüzebildiysem, ben kendi adıma söylüyorum (Ertan) “Hatice her suda yüzemez” siz de yapabilirsiniz. Sadece ilk başta suya girene kadar biraz titreme ve tedirginlik oluyor ama sonrasında alışıyorsunuz. Hatta su git gide daha güzel gelmeye başlıyor. O nedenle biz bir kere girdik güneşlendik yetmedi, ikinci defa denizin tadını çıkardık.

Ancak çok önemli bulduğumuz bir bilgi vermek istiyoruz. Adada koylara giden bağlantı yollarının çoğu oldukça kötüydü. Yani eğer altı alçak olan bir arabanız varsa bazı koylara arabayla gidemeyebilirsiniz. Umarız en kısa zamanda yollarda bir iyileştirme yapılır.

Koylarda su altı efsane güzel olduğundan yanınızda en azından bir gözlük getirmeyi unutmayın deriz ve hatta kameranız varsa bu sualtı maceranızı ölümsüzleştirin.

Yemek konusuna gelecek olursak sizin de mutlaka önceden duymuş olduğunuz gibi fiyatlar oldukça tavan seviyede. Eğer bütçeniz darsa çok güzel yemekleri olan esnaf lokantalarını tavsiye ederiz. Ya da bizim gibi kendi yemeğinizi kendiniz yapabilirsiniz.

Mini mini Bozcaada sokakları

“Yemekten sonra ne yapalım?” derseniz Bozcaada’nın çok renkli kafelerinde kahvenizi efil efil yudumlayabilirsiniz. Bol bol fotoğraf çekip, ada halkıyla da sohbet edebilirsiniz.Bozcaada

Çiçek Pastanesi

Bozcaada’nın meşhur sakızlı bademli, sakızlı fındıklı kurabiyeleri ve lavantalı, incirli, yabanmersinli, bal bademli, sakızlı, kaymaklı, limonlu dondurmaları ile meşhur pastanesi… Alışveriş yaptığınızda direk pastanenin sahibi sizi karşılıyor ve tatlı bir sohbet eşliğinde alışverişinizi yapıp aynı zamanda bu lezzetleri yerinde tadıyorsunuz.Bozcaada

Kafa Kafe

Türkiye’nin en çok satan edebiyat dergilerinden biri olan Kafa Dergisi, Bozcaada’da kültür ve edebiyat temalı ilk kafesini açmış arkadaşlar. Bizim mini mini Bozcaada sokaklarında önündeki bir sandalyede oturan minnoş kedisiyle en çok sevdiğimiz mekânlardan biri oldu. Çocukluğumuzdan hatırlayacağımız sanatçıların resimleri ve duvar yazılarıyla renklenmiş kafede hem nostalji hem de mizah bir arada ziyaretçilerine sunulmuş. Menüsünde daha çok atıştırmalıklar vardı. Bizim fazla vaktimiz olmadığı için bu sefer lezzetlerinden deneyip bir kahvesini içemedik ama bir dahaki sefer için listemizde. Kafede ayrıca severleri için tüm Kafa Dergileri ve dünya klasiklerini de kapsayan zengin bir kütüphane de yer almakta.Bozcaada

Göz Kırpan Kız

“İnsan isterse bir adada dünya yaratır” demiş Cemil Onay ve Bozcaada’da konuşturmuş sanatını.

Cemil Onay’ı Bozcaada halkı yıllardır tanıyormuş. Ancak biz ismini geçen hafta sonu çıktığımız Bozcaada keşfinde bu fotoğrafı çektirirken duyduk. Ressam Cemil Onay adanın resim öğretmeniymiş. Adanın rüzgârı estikçe, kargalarını dinleyip hikâyeler öğrendikçe resmetmiş hissettiğini. Sergisini gezen adalı bağcılardan biri, Hocam sen bizim adanın rüzgârını çizmişsin demiş ve ismi o zamandan beri “Rüzgârı boyayan adam” kalmış. Yukarıda gördüğünüz de adanın en meşhur duvar resmi kuşkusuz “Göz Kırpan Kız”. “Göz Kırpan Kız” asma saçlı. Her mevsim saçları değişiyor. Sonbaharda kırmızı olan saçları kışın dökülüyor. Baharda açık yeşil çıkıyor, sonra da koyu yeşile dönüp uzuyor. İşte bu da geçen haftaki hali.Bozcaada

Adada en sevdiğimiz şeylerden biri de marketlerinde poşet yerine kese kâğıdı, dükkanlarında ise kağıt torba kullanılması. Kese kâğıtlarının üzerinde herhangi bir reklam bulunmuyor, sadece Bozcaada yazıyor. Ülkemizde bu kadar turistik olup da markalaşmanın henüz giremediği tek yer diyebiliriz.

Rum Mahallesi

Bozcaada’nın küçük, şirin, 2 katlı, cumbalı ve Arnavut kaldırımlı taş sokaklarının bulunduğu mahallesi.

Bozcaada Kalesi

Adaya feribotla yaklaşırken ilk dikkatinizi çeken şeylerden biri de ihtişamıyla Bozcaada Kalesi oluyor. Kalenin tarihine kısaca bakacak olursak Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olan Bozcaada Kalesi’nin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemekteymiş. Kaleyi gezerken herşey gayet sağlam ve yeni gibiydi gerçekten. Kale tarihte Fenikeliler, Cenevizler, Venedikliler ve Osmanlı tarafından kullanılmış. Venedik- Osmanlı arasında süren mücadeleler sırasında uğradığı tahribatlar sonrası, Köprülü Mehmed Paşa döneminde büyük bir onarımdan geçmiş (1657). 2. Mahmut zamanında ise neredeyse yeniden inşa edilerek bugüne kadar bu görünümü korunmuş (1815).Bozcaada

Kaleyi kişi başı 5tl, öğrenciler için 3 tl karşılığında sabah 10.00’dan akşam 20.00’ye kadar ziyaret edebilirsiniz.Bozcaada

Bozcaada Şaraphaneleri

Bozcaada deyince ilk akla gelenlerden biri şarap, şarap deyince de ilk akla gelen yerlerden biri Bozcaada. Dolayısıyla her akşam içmeli, her seferinde yeni bir çeşit denemeli ve giderken hem eve hem de eşe dosta götürmeli. Gülerada, Ataol, Talay Şarapçılık, Corvus, Çamlıbağ. Biz bu şaraphaneler arasından “Ataol” şaraphanesini seçtik; firma sahibinden şarabın yapımı ve demlenmesi ile ilgili gerçekleştirdiğimiz kısa sohbetin ardından şaraplarımızı aldık ve yönümüzü “Günbatımı ve Rüzgar güller’i tepesine” doğru çevirdik…Bozcaada

Şarap, günbatımı, rüzgargülleri…

Bozcaada’da yapılması gerekenlerden bir diğeri de Günbatımı ve Rüzgargülleri tepesine çıkıp Bozcaada’nın yerel şaraphanelerinden aldığınız şarabı yudumlayarak günü batırmak olsun. Güneş battı diye sakın kaçmayın hee… Asıl güzellik şimdi başlıyor; şarabın verdiği hoşlukla müzik eşliğinde yıldızları izlemeye devam edin ve atmosferin tadını çıkarın.Bozcaada

Bozcaada’dan alınabilecekler

Bozcaada alışveriş için ideal bir yerdir.

Yerel ada şarapları, reçel (özellikle domates ve gelincik), zeytin ve zeytinyağı Bozcaada’dan alınması gereken en önemli şeylerdir.Bozcaada

 

Ada meydanında ve ara sokak butiklerinde satılan el yapımı hediyelik eşyalar, çeşitli otlar (özellikle dağ kekiği), bitki çayları, seramik işlemeler, kolye, bileklik, küpe gibi takılar ve kekik balı da alınması gerekenler arasındadır.

Beylik Koyu ve Batık Gemi

Rüzgârgülleri ve Günbatımı tepesinde geçirdiğimiz huzurlu vakitten sonra gece konaklamak için Beylik Koyu ve Batık Gemi’ye doğru yola çıktık.

Batık Gemiye vardığımızda çadırlar kurulmuş, ateşler yanmış ve klasik ateş başı müziği karşıladı bizi. Her zamanki kampçı samimiyeti ile karşılandık ve biz de sohbete, müziğe dahil olduk. Beylik Koyu’nda geceyi geçirirken dikkat etmelisiniz bizce. Yaz sıcağına aldanmayın. Çünkü gece çok rüzgarlı ve soğuk geçiyor.Bozcaada

 

“Batık Gemi” yaklaşık 3 yıl önce Beylik Koyu’nda karaya oturan ‘Mercy Cod (NIL-K)’ isimli soğan yüklü ve kampçıların Bozcaada’da en çok ziyaret ettikleri yerlerden biri. Yüksekliği 14 metreymiş, oldukça heybetliydi ve geminin heybetine aldanmayan Ertan hiç korkmadan bir halata tutunarak gemiye tırmandı. Ancak bunu önermiyoruz, zira oldukça tehlikeli.

2 gün 2 gecelik Bozcaada’nın bize maliyeti 

Ulaşım: Araba benzin 400 tl

Eceabat Feribot: 40 tl

Geyikli Feribot: 70 tl

Kilitbayır Feribot: 35 tl

Geyikli feribotu için tek bilet alıyorsunuz, aynı bilet gidiş ve dönüşü içeriyor. Dönüş için sadece rezervasyon yaptırmanız yeterli.

Konaklama (Ada Camping): 70 tl

Kafeler: Kahve 7 tl, su 3 tl, pasta 7 tl.

Pastane: 20 tl

Market: 45 tl

Şaraplar: 100 tl

Aşkla kalın!

Kamp için tavsiyeye ihtiyacınız olursa diye buraya tıklamanız yeterli.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Cok güzel bi yazı. Cok güzel bilgiler aktarıyorsunuz teşekkür ederiz 😉

  2. Çok güzel bir yazı yazmışsınız tebrik ederim. Bu güzel bilgileriniz için çok teşekkür ederiz. 😉

    • teşekkürler, faydası olduysa ne mutlu bize 🙂